SIKÇA SORULAN SORULAR
1) AIKIDO NEDEN DİĞER SAVAŞ SANATLARINDAN FARKLIDIR?
Şüphesiz ki her savaş sanatı, bireyler üzerinde fiziksel ve ruhsal olarak önemli gelişmeler sağlar, kendilerini disipline etmelerine, bedenlerini geliştirmelerine, daha sağlıklı bireyler olmalarına neden olur. Ancak Aikido herkesin kazandığı bir savaş sanatıdır. Esas zafer, herkesin kendi hatalarını düzeltmesi ile kazanılır.
Uzak Doğu Savaş Sanatları genel olarak üç kategoriye ayırabiliriz.
a. Vuruşlu savunma sporları; bu kategorideki savunma sanatları düz ileri saldırılar, tekmeler ve yumruklarla karakterize edilir. Bu tip saldırılara karşı reaksiyonlar da yine düz ve ileridir. Saldırıların amacı genellikle rakibi incitmeye yöneliktir. Turnuvalar düzenlenir, katılım teşvik edilir, kazanma hedef gösterilir ve ödüllendirilir. Bu tip savunma sanatlarının kökleri genellikle otoriteye karşı girişilen mücadelelere dayanır.
b. Vuruşsuz savunma sanatları; bu kategoriye giren savunma sanatları genel olarak tutma, çekme, fırlatma ve bazı eklem kilitleme teknikleri kullanılır. Tarihleri yüzlerce yıl öncesine dayanır. Bunlarda da turnuvalar düzenlenir.
c. Üçüncü kategori ise samurayların ( eski Japonya’da savaşçı asillerin toplumsal sınıfı) kılıç kullanma teknikleri temel alınarak geliştirilen savunma sanatlarıdır. Kılıç teknikleri tek başına, bir partner ile veya bir grupla çalışılabilir. Yine turnuvalar düzenlenir.
Peki, Aikido bu kategorilerin hangisinde yer alır?
Hiçbirinde…
Aikido'da, O'Sensei'nin öğretisi gereği müsabaka yoktur. Derste öğrenciler, çiftler halinde, tekniğin başarılı olabilmesi için ortak bir çaba sarf ederler. Öğrenciler birbirleri ile nasıl mücadele edeceklerini değil, nasıl işbirliği yapacaklarını öğrenirler. Önemli olan karşı tarafı düşürmek, yaralamak, hırpalamak değil, tekniği en kusursuz şekliyle yapabilmektir.
İşbirliği içinde çalışma felsefesi, partnerini incitme ve dolayısıyla incinme riskini ortadan kaldırır. Bu da, Akidonun bir müsabakayı kazanmak için yapılmamasından kaynaklanır. Müsabaka olmamasından dolayı kaybeden taraf diye bir şey sözkonusu değildir. Aikidocuların sık sık söyledikkleri gibi, esas zafer, kişinin kendine karşı kazandığı zaferdir. Aikidoda partner, öğrencinin çalışmasına ve başarmasına olanak veren kişidir. Hareketler yumuşak ve daireseldir.
Birçok Uzak Doğu Savunma Sanatında tekniklerin amacı rakibi yenmek olarak öğretilir ve öğrenciler müsabakalara hazırlanır. Ancak bu müsabakalarda çok az sayıda kazanan, birçok kaybeden olacaktır. Oysa ki aslında kimse kaybetmekten hoşlanmaz.
2) AIKIDO, ETKİLİ MİDİR?
Bu soruyu cevaplandırmak için öncelikle Aikido'dan ne beklediğimizi ortaya koymamız gerekir. Aikido, “evrensel enerji ile uyum yoludur”. Yani etrafımızdaki yaşamla mücadele etmeden, çekişmeden, inatlaşmadan, iç huzurla yaşayabilmenin yoludur.
Hiçbirimiz kendimiz dışındaki değişkenleri belirleyemeyiz. Hoşlanmayabiliriz ama hayatta karşımıza çıkan sorunları da yaşamalıyız. Aikido, bizlere sorunlara rağmen başarılı olabilmek için dirence karşı direnmeyi, güce karşı güç uygulamayı, sinirli olana sinirlenmeyi değil, direnci, gücü, sinirliyi kendimize göre yönlendirmeyi öğretir.
Aikido'nun bir de savaşçı yönü vardır. Yumuşaklığı, başkaları ile rekabet etmemeyi, saldırganları incitmemeyi, kimsenin canını yakmamayı ve buna benzer öğretileri içerse de, herkesin sağlığı için unutulmamalıdır ki Aikido bir savaş sanatıdır. Aikido, vuruşa karşı vuruşla cevap vermemeyi, şiddete karşı şiddet uygulamamayı öğretir. Bu, Aikido'nun çay içip, etek giyen entellektüel adamlarca yapılan, naif ve yumuşak bir salon sporu olduğu anlamına gelmez. Aikido, saldırganın uyguladığı şiddeti saldırgana karşı kullanmayı öğretir. Saldırı ne kadar sertse, cevabı da o kadar sert olur. O yüzden, Aikido, bazı durumlarda çok da tehlikeli bir savaş sanatıdır.
3) AIKIDO'DA SAKATLANMA RİSKİ VAR MIDIR?
Aikido, diğer sporlarda yaşanan sakanlanma risklerinden daha fazla risk taşımaz. Ancak bunun için önemli bazı noktaların asla göz ardı edilmemesi gereklidir.
Yumuşaklığın içinde sertliği barındıran Aikido'nun sükunetin içinde saldırganlığı da barındırdığı unutulmamalıdır. Bu nedenle Aikido teknikleri, düzgün uygulandıkları takdirde, uygulayanın istediği sonucu alması anlamında son derece etkindir. Burada Aikido'nun etkinliğini, Aikido tekniğini uygulayan kişi belirler; saldırıdan kurtulabilir, saldırganı etkisiz hale getirebilir, saldırganı yaralayabilir... Öte yandan eğer yanlış uygularsa çalışma arkadaşının canını acıtabilir, onu yaralayabilir, sakatlayabilir.
Bu nedenle Aikido çalışmalarında ciddi bir disiplin şarttır. Sakatlanma riski ancak hocanın gösterdiği tekniği, gösterdiği anda ve gösterdiği şekilde yapmakla en aza indirilebilir. Lütfen unutmayın, bir savaş sanatı çalışmasında bilinçsiz şakalaşmalar, kendini ispat etmek için yapılan ölçüsüz davranışlar, kendine aşırı derecede güvenerek yapılan yanlışlar ciddi sonuçlar doğurabilir.
4) NE KADAR SÜREDE AIKIDO ÖĞRENEBİLİRİM?
Aikido, derin bir felsefe ile desteklenen, teknik bir spor dalıdır. Bu nedenle öğrenilmesi için öncelikle temel tekniklerin öğrenilmesi gerekir. Bu, bazılarına göre sıkıcı ve uzun bir süreç gibi görünse de Aikido öğrenme sürecini hızlandıracaktır.
Ancak gerek temel teknikler, gerekse devamında gelen Aikido teknikleri, temel vücut hareketlerine dayandıklarından, çok kısa sürede Aikido öğrenmek mümkün olabilmektedir.
Ancak Aikido da tıpkı diğer savaş sanatları gibi ustalaşmak için uzun yıllar çalışılması gereken bir sanattır. Bu nedenle etkin olarak kullanmak zaman alacaktır. Keşke sinema filmlerindeki gibi üç antrenmandan sonra duvarda yürümek mümkün olabilse ama bu, ne yazık ki gerçek hayatta mümkün değil. Bu konuda sabırlı olmak şart olmasa da iyi bir yol gibi gözükmektedir.
5) ÇOCUKLAR AIKIDO ÖĞRENİRKEN, NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Aikidonun giderek popüler olmasına karşılık, birçok ebeveyn Aikidoyu diğer savunma sanatları ile karıştırmaktadır. Bunun birinci nedeni, aikido ile diğer savunma sanatları arasındaki farkları anlatan kaynakların yetersiz olması, ikinci nedeni ise insanların filmlerde gördükleri göz alıcı dövüş sahnelerini Aikidoda bulamamalarıdır. Savaş Sanatları ile ilgili edinilen bilgilerin çoğu Hollywood filmlerinden gelmekte ve savunma sanatı ustası kahramanlar, çocuklarımıza, örnek aldıkları modeller olmaktadırlar.
Bu yüzden, çocuk sınıflarına başlayan birçok çocuğun, savunma sanatı kıyafeti ile derse gelip kahramanlarından gördükleri teknikleri yapmaya çalışmalarına şaşırmamak gerekir.
Aynı şekilde ebeveynler de çocuklarıyla benzer beklentiler içinde ve bununla birlikte “Acaba çocuğum başarabilecek mi?”, “Biraz hiperaktif, sınıfa uyum sağlayabilecek mi?” gibi sorularla gelmektedirler. Ebeveynlerin ilgili olması güzel ancak bu ilginin ders saatlerinde artması çocuk üzerinde baskı yaratmakta, bu da çocuğun konsantrasyonunu ve derse aktif katılımını olumsuz yönde etkilemektedir.
6) ÇOCUKLAR SAVAŞ SANATI EĞİTİMİNDE NEDEN NAZİK OLMALIDIR?
Uzak Doğu Savunma sanatları yolu – ki Japonlar buna Budo diyorlar – vücut ve zihnin sonsuz eğitimidir. Hayat boyu sürecek bu eğitim sürecinde, vücudumuzun bize ömür boyu iyi hizmet edebilmesi için ona iyi bakmamız gerekir. Bu bakış açısıyla vücudumuza zarar verecek faaliyetlerde bulunmamız, budo öğretisine tamamen karşı gelmek olacaktır.
Günümüzde insanlar, birbirleriyle uyum içinde ortak hedeflere ulaşmak için çalışan sağlıklı toplumlar yaratmayı amaçlıyorlar. Biz vücutlarımızı savaş makineleri haline getirmek zorunda değiliz. Bizim gereksinimimiz olan vücutlarımıza nasıl daha iyi bakabileceğimizi öğrenmek olmalıdır.
Çocukların doğal davranışları nelerdir? Niçin çocukların kavgaları hep yumruk ve tekmeden ziyade boğuşma ve güreşme şeklindedir? Çocuklar doğdukları günden başlayarak karşısındakini incitmeyecek hareketler yapması yönünde eğitilirler. Arkadaşlarına vurmamaları, oyuncaklarını kırmamaları, nazik davranmaları tembih edilir. Yaşları ilerledikçe ebeveynleri, oyun arkadaşları tarafından çocuklarının kabul edilmesini, sevilmesini arzu ederler ve arkadaşlarına iyi davranmalarını öğütlerler. Diğer bir deyişle yumruk, tekme atma ve tırmalama gibi istenmeyen fiziki temaslar küçük yaşlardan başlayarak hoş karşılanmaz. Çocukların birbirleriyle olan ilişkilerinde ailelerin öğrettiği temel davranışlar, çocukların savunma sanatları eğitimlerinde de sürdürülmelidir.
Aikido, çocuğun doğduğu günden beri öğrenegeldiği – daha öncede bahsettiğimiz gibi – doğal yumuşaklık ve dairesellik üzerine kurulmuştur. Aikido dersi sırasında çocuk, partneri ile uyum içerisinde, kendisine yönelen enerji akışını bozmadan dairesel bir hareketle savuşturmayı öğrenir. Yumruk, tekme ve müsabaka kavramları yoktur.
Çocuklar ruh hallerini tamamen davranışlarına yansıtırlar. Mutsuz olduklarında tekme ve yumruk atıp agresifleşirler, mutlu olduklarında ise taklalar atıp yerde yuvarlanır ve gülerler.
7) DOJO VE EĞİTMEN SEÇİMİ
Savaş sanatları, özgüveni arttırıp, disiplinli olma bilincini geliştirmeleri, fiziksel gelişmi hızlandırmaları gibi pek çok nedenle bireysel gelişimde olumlu etkiler yaratmaktadır. Ancak emin olunmalı ki, her Dojo aynı olmadığı gibi her eğitmende aynı değildir. Aikido eğitimi sırasında gösterilen özen, Dojo seçerken de gösterilmelidir.
Gerçek bir savunma sanatının bir sonu yoktur ve sürekli antrenman ve çalışma gerektirir. Buna Japonlar DO diyor ve sonu olmayan bir yol olarak tanımlıyorlar. Bu yolun sonu olmadığı için, seçilecek Dojo'nun ve eğitmenin, Aikido yaparken rahat hissettirmesi gereklidir. Bu rahatlık, Aikido'ya yeni başlayanları hata yapmaktan korkmadan yeni teknikleri denemelerine neden olacaktır.
Eğitmenlerin Aikido konusunda eğitimli olmalarının yanı sıra, bu bilgileri aktarabilmeleri de önemlidir. Çok iyi Aikido bilen herkes çok iyi eğitmen olmak zorunda değildir. Ancak çok iyi bir Aikidocu olmak çok Aikidocu yetiştirmeye dayanır.
Sürekli ve durmaksızın antrenman yeteli değildir. Sürekli bir antrenman ve çalışmanın yanı sıra, Aikido öğrencilerinin Dojo'da sadece Aikido değil, başka faaliyetlere de katılmalarını gerekir. Bu Aikido'nun hayatla içiçe geçmiş olmasından kaynaklanır. Hiçbir Aikidocu etrafındaki dünyadan kopuk, sadece savaş sanatı çalışarak başarılı olamaz.
Dojo ve eğitmenler, Aikido öğrencilerinin Dojo'ya ilişkin çeşitli faaliyetlerde bulunmalarını, birlikte sosyal ilişkilerini arttırmalarını özendirerek, öğrencilerin Dojo'yu sahiplenmelerini sağlamalıdırlar. Öğrenciler, Dojo'yu sahiplendikçe daha rahatlayacaklar ve öğrenme süreci daha da hızlanacaktır.
8) AIKIDO'DAN BEKLENTİLERİMİZ NELER OLMALI
a. Aikido, mutlu olma veya yenilmez olma garantisi veremez fakat pozitif bir davranış geliştirerek, uyum içinde yaşayabilen insanlar yaratabilir. Tabi ki, bu, uyum içinde yaşamayı isteyenler için geçerlidir.
b. Derslere katılmaya başlamadan önce birçok çocuk kendine güvensiz gelir. Onlarla konuşurken gözlerinize bakamaz. Ancak, verilen tekniklerle çocuk, partneri ile öncelikle göz teması kurmaya sonra ona güvenmeye başlar. Çocukların birbirlerine duydukları güven, özgüvenlerinin de gelişmesini sağlar. Benzeri durumlar büyükler için de geçerlidir,
c. Aikido, doğal hareketlere dayanır. Teknikleri öğrenmeye başlayan öğrenciler, vücutlarının hareket kabiliyetini anlamaya, neler yapabileceklerini görmeye ve değerlendirmeye başlarlar,
d. Tekniklerin uygulanmasında, karşı tarafı etkisiz hale getirmek için kullanılan eklem kilitleri vardır. Bu eklem kilitlerini öğrenmek, hayatta en sık kullandığımız aletin, vücudumuzun kontrolünü daha rahat sağlamamıza neden olur. Öğrenciler, düşünerek ve kontrollü davranmayı öğrenirler. Bununla birlikte sorumluluk duyguları gelişir, başkalarının canını yakmak konusunda daha çekingen olurlar ve şiddetin en son çare olduğunu anlarlar.
e. Teknikler uzun süre çalışma ile pratik hale gelirler. Çocuk sınıflarında bu süre daha da uzamaktadır. Verilen birçok teknik, bölünerek öğretilir. Çalışmaya başladıktan belli bir süre sonra yaratıcı doğal yetenekler gelişmeye başlar. Tekniklerin parçalanıp, tekrar birleştirilip başka teknikler oluşturulması analitik zekanın gelişmesine neden olur.
f. Gündelik hayata yönelik disiplin duygusu gelişir. Öğrenciler, haftada en az iki kez derse katıldıkları için düzenli spor yapma alışkanlığı edinir, belirli bir saatte belirli bir yerde hazır olmayı öğrenir, vaktini planlama ve verimli kullanmaya başlar, kıyafetlerinin devamlı temiz ve düzenli olmasını sağlar, belirli bir amaca ulaşmak için bedeni ve aklı yönlendirmeyi öğrenirler.
Ancak unutulmamalıdır ki Aikido bir saygı sanatıdır. Önemli olan zorlama değil, size saldırıyor olsa bile karşı tarafa saygı duymaktır. Bu nedenle Aikido, yukarıdaki pozitif gelişmeleri yaşamak istemeyenlere de saygı duyar ve onları zorlamaz.
10) BELİRLİ BİR YAŞTAN SONRA AIKIDO ÖĞRENMEK MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?
Aikido öğrenmekte belirli bir hedef yoktur. Herkes kendi hedefini kendi belirler. Dolayısıyla, ciddi bir fiziksel ve ruhsal rahatsızlık veya sakatlık olmadığı sürece, 7 yaşının üzerindeki herkes Aikido çalışabilir.
Çocuk grupları, ki genellikle 7 – 13 yaş arası olarak kabul edilmektedir, çalışmalarda eklemlerin rahatsızlanmaması için daha dikkatli çalışmalıdır.
Büyük gruplarındaki öğrenciler ise varsa kendilerine özgü rahatsızlıklarını dikkate alarak ve hocalarını bilgilendirerek çalışmalara devam edebilir ve Aikido öğrenebilirler.
11) AIKIDO'NUN FEDERASYONU VAR MI?
Türkiye sınırları içerisinde Aikido, Türkiye Wushu Federasyonu'na bağlı olarak düzenlenmektedir. Federasyon, önceden belirterek kuşak terfi sınavları, antrenörlük kursları ve eğitim seminerleri düzenlemektedir. Bunlara katılabilmek için sporcu lisansı çıkartmış olmak gerekir.
Dünya genelinde Aikikai Honbu Dojo, Uluslararası Aikido Federasyonu gibi pekçok örgüt Aikidonun gelişimi ve yaygınlaşması için faaliyet göstermektedir. En yaygın Aikido stili olan Aikikai tarzı, Aikakai Honbu Dojo tarafından çalıştırılmaktadır. Söz konusu organizasyon, O'sensei'nin (link) torunu tarafından yönetilmekte ve Aikikai Aikido'nun yaygınlaştırılıp geliştirilmesine çalışmaktadır.
|